AİLE HEKİMLİĞİNDE CHECK-UP UYGULAMASI BİLİMSEL DEĞİL İSRAFTIR

“AİLE HEKİMLİĞİNDE CHECK UP UYGULAMASI”

BİLİMSEL DEĞİLDİR, İSRAFTIR, 

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE DE ÖRNEĞİ YOKTUR !

 

Sağlık Bakanlığımızın 100 günlük eylem planının en önemli başlığı şüphesiz check up konusudur.

Bu konu ile ilgili AHEF olarak ciddi endişelerimiz bulunmaktadır.

  • Aile Hekimlerine sorulmadı !

Öncelikle belirtmek isteriz ki, bu konunun planlanma aşamasına, halihazırda ülkemizde hizmet veren aile hekimlerinin en önemli çatı örgütü olan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu(AHEF) hiçbir suretle müdahil edilmemiştir.

Ülkemizin birinci basamak sağlık hizmetlerinin lokomotifi konumundaki arkadaşlarımızın konu ile ilgili tecrübelerinden fikir anlamında yararlanmak yerine, kendilerinden sadece işgücü olarak faydalanılması kabul edilebilir değildir.

  • Bakanlığın Check Up Çelişkisi!

İşin asıl enteresan tarafı ise, yüz günlük eylem planı içerisine check up uygulamasını koyan bakanlığın bizzat kendisi, şu an dahi verdiği aile hekimliği uyum eğitimlerinin yazılı ve görsel dokümanlarında check up uygulamasının ne kadar gereksiz olduğunu tüm ispatlarıyla ortaya koymuştur. Yani bir başka deyişle bakanlığın yüz günlük eylem planı için halka sunduğu projenin ne kadar gereksiz olduğunu biz aile hekimlerine aslında yine bakanlığın kendisi bilimsel programlar ile düzenli olarak anlatmaktadır.

Ek : Aile Hekimliğine Uyum 1. Aşama Sertifikalı Eğitim Programı Eğitici Kitabı Görselleri

Öncelikle kamuoyunun şunu bilmesi gerekir ki; bugün dünya üzerinde hiç kimse check up olacak vatandaşa hangi tetkikleri yapalım sorusuna aynı standart cevabı veremez. Yapılacak tetkik ve muayeneler risk gruplarına özel olmalıdır.

-     Herkese aynı testi yapalım mantığı bilimsel değildir, israftır!

Yani, 18 yaşındaki genç bir erkek ile 70 yaşında ve ilave hastalıkları bulunan bir kadın hastaya aynı tetkiklerin yapılması söz konusu olamaz. Önceden tespit edildiğinde tedavisi mümkün olan, geç kalındığında hastaya ve ülke ekonomisine olumsuz etkileri önlenemez olan hastalıkların erken tespiti ve tedavisi için dünya üzerinde birçok gelişmiş ülke tarama testleri yürütmektedir.

Ülkemizde de bu programlar aile hekimi arkadaşlarımızın da özverili çalışmaları ile başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Mevcut tarama programlarının çoğu da uluslararası normlara uygundur. Check up adı verilen sağlık hizmeti, uluslararası bir sağlık hizmeti kalitesi ölçütü değildir.

Ancak başta aile hekimi arkadaşlarımızın yoğun iş yükü ve birinci basamak sağlık hizmetlerindeki personel yetersizliği, tarama programlarındaki başarımızı hızla düşürmeye namzet iken, hiçbir bilimsel altyapısı bulunmayan, adeta yüz günlük eylem planının sağlık ile ilgili kısmının içini doldurmak için ortaya atılmış bu fikrin uygulanabilir hale getirilmesi mümkün değildir.

  • Gereksiz İthal Tetkikler İsraftır, Ülkemize Zarardır…

Üstelik öngörülen bu işin ekonomik temelleri de zayıftır. Ülkemiz para biriminin hain girişimler neticesinde tehdit altında olduğu bu günlerde, devletimiz birçok alanda tasarruf tedbirleri açıklamakta iken, rutin olarak tüm vatandaşlarımıza ithal kitlerle yapılacak olan gereksiz tetkiklerin  kabul edilebilir bir tarafı yoktur.

  • Hastanelerde Gereksiz Kalabalığa Sebebiyet Verecektir

Bu ithal tetkiklerin sonuçları ise vatandaşımızda muhtemelen daha yoğun bir kafa karışıklığına sebep olacak ve ikinci ve üçüncü basamak sağlık sunucularında (Aile Hekimleri sonrası) asıl hizmetten faydalanması gereken hastalarımız gereksiz müracaatlar sonucu oluşan yoğunluktan dolayı mağduriyet yaşayacaklardır. Tam aksine, check up denilen hizmetin verilmesi sonrası, tetkik sonuçlarının normal değerlerde çıkması neticesinde, vatandaşın kendisini tam olarak sağlıklı addetmesi de telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Zira öngörülen testler ile bir vatandaşın müracaat anında örneğin beyin tümörü ya da karaciğer kanseri olup olmadığı belirlenemez.

  • Hekime Şiddeti Daha da Tetikler, Hukuki Bağlayıcılığı Olur

Bu durumda adı check up olan şeyi yapan hekim kısa bir süre sonra çıkabilecek öngörülemeyen hastalıklarda hem şiddete maruz kalabilecek hem de hukuki sorunlarla karşı karşıya kalabilecektir.

  • Gelişmiş Ülkelerde Örneği Yok

Bugün Aile Hekimi başına kayıtlı hasta sayısı ; 1000 olan Almanya,  1800 olan İngiltere ve 1500 olan İtalya gibi birçok Avrupa ülkesi bile tüm vatandaşlara tetkik ve muayene yapmak gibi bir lükse ve hekimleri üzerinde  bu içerikte bir işgücü israfına ihtiyaç duymuyor iken,  ülkemizin bu konudaki anlamsız cesaret ve ısrarını ilgi ve hayretler eşliğinde izlemekteyiz.

Tüm bu bilimsel veriler ışığında,

Bizler AHEF olarak check up adı verilen işlemin hangi amaca hizmet edeceğini anlayamamış olmakla beraber, gerek vatandaşlarımızda sebep olacağı kafa karışıklığı, gerek ülkemiz ekonomisine dolaylı yollardan yapacağı olumsuz etki ve gerekse de hekim arkadaşlarımızın üzerinde oluşturacağı fazladan iş yükü nedeni ile bahsi geçen işlemden ivedilikle vazgeçilmesi gerektiğini mütalaa etmekteyiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Dr. H. Şenol ATAKAN

AHEF Yönetim Kurulu Başkanı

PAYLAŞ: