AHEF SAĞLIK BAKANINA SORUYOR

  • Görüntüleme: 1063
  • 30 Haziran 2020
  • .

          Sayın Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca,

          11 Mart tarihinden itibaren ülkemizi etkisi altına alan Covid-19 virüsü sağlık çalışanlarının da işi gereği biyolojik ajan maruziyeti ile enfekte olmuş, hastanede yatış tedavi süreçleri ile iş gücü kayıpları, hatta vefat etmişlerdir. Sürecin başından itibaren test sayıları, günlük vaka sayıları, yeni enfekte, iyileşen, vefat eden vatandaşlarımızın haberleri ile sizi dinliyor ve bu sürecin artarak devam etmesinden endişe duyuyoruz. 

         1 Nisan 2020 tarihinde 601 olan sağlık çalışanı enfekte sayısını 29 Nisan 2020 de 7428 gibi yüksek bir rakamla açıkladınız.  Oysa Aile Hekimliği çalışanlarının enfeksiyon durumu hakkında da bilgi alamadık.

Aile hekimleri olarak sürecin başında yeterinde korunmadan yoksun Aile Sağlığı Merkezlerinde pandemi işleyiş uygulamasının geç bir tarihte açıklanmasına bağlı  olarak; virüs yükümüzün oldukça yüksek olduğu 1. Basamak başvuranlarının viral kimliğinden habersiz hiçbir ek ücret almadan  bağışıklama, bebek çocuk izlemleri, gebe izlemlerimiz kronik hastalıkların takibi, muayene, tedavi ve verilen ek görevlerle her başvuru yapan hastamıza maske kullanımı, sosyal mesafe ve hijyen kurallarını anlatarak büyük hassasiyetle çalışmaya devam ettik.

          Özellikle Dünya Sağlık Örgütünün virüsün yayılma hızında azalma olmadığı, seyahat özgürlüğü ile bulaş yolunun da artacağı, Eylül ayı için küresel risk beklentimizin devam ettiği pandeminin önümüzdeki sonbahar aylarında artış riskinin olduğu açıklamasını da göz önüne aldığımızda biz hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelecekle ilgili kaygısı bir kat daha artmaktadır. Ülkemizde 1 Haziran’dan itibaren başlatılan kontrollü sosyal hayat döneminin halkımız tarafından neredeyse normal hayat gibi algılanması ve akabinde tekrar yükselme eğilimine geçen günlük vaka sayıları sanki bu salgının yalnızca sağlık çalışanlarının bir sorunu olduğu algısı yaratmaktadır. Bu da biz hekimlerin çalışma azmini kıran moral ve motivasyonunu olumsuz etkileyen bir faktör oluyor maalesef. Oysa pandeminin dünyada hızla yayılmaya devam ettiği milyonlarca kişiyi enfekte ettiği bu dönemde en az hasarla bu süreci atlatmamız sağlık çalışanlarının gücüne, moralinin yüksek olmasına ve de hem bedenen hem de ruhen sağlıklı olabilmelerine    bağlıdır.

          Biliyoruz ki ülkemizde vaka sayıları arttıkça enfekte sağlık çalışanları sayısı da artmaktadır. Sahada aile hekim ve sağlık çalışanı arkadaşlarımızın hastalığa yakalandığı, tedavi aldıkları ve uzun süreler görevlerinin başına dönemedikleri haberlerini alıyoruz ve endişe ediyoruz. Süreç içinde 2 Aile Hekimi arkadaşımızın vefat haberinden derin üzüntü duyuyoruz.  Diğer enfekte Aile Hekimi, Aile Sağlığı Çalışanı, gruplama kapsamında çalışan diğer personellerin durumunu bilmiyoruz.

 

        Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak Sayın Bakanımıza soruyoruz:

 

  • 11 Marttan itibaren aile hekimliği siteminde çalışan kaç kişi tanı almıştır, kaç kişi hastanede yatarak kaç kişi ayaktan tedavi edilmiştir?
  • Şu anda hastanede tedavi gören, yoğun bakımda bulunan hekim, sağlık çalışanı var mıdır?
  • Tanı alan çalışanların mesleki sınıflaması nedir?
  • Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarına PCR veya antikor tarama testleri yapılacak mıdır?
  • Covid-19 tanısı nedeniyle çalışamayan ASM çalışanlarının hak edişlerinden yapılan ücret kesintisi iade edilecek midir? Önümüzdeki süreçte vicdanları zedeleyen bu uygulama sonlandırılacak mıdır?
  • Kişisel koruyucu ekipmanlarımızın tedariki önümüzdeki dönemde sağlıklı bir şekilde aksatılmadan yapılacak mıdır?
  • Covid-19 un meslek hastalığı olarak kabulü ile ilgili çalışmalar yapılmakta mıdır?
  • Tekrar artan günlük vaka sayısı göz önünde tutularak, virüs yükünü azaltabilmek için sağlık çalışanlarında esnetilmiş mesai uygulaması yapılması düşünülmekte midir?
  •  

Bilgilerinize sunar çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla.

PAYLAŞ: